İngilizce
Second conditional: varsayımsal durumlar
Gerçeklikten uzak bir koşulu would ile ilişkilendir.
Kısa açıklamaSecond conditional, şimdi veya gelecek için varsayımsal, gerçek dışı ya da konuşanın daha düşük olasılıklı sunduğu durumlarda kullanılabilir. Temel model if + past simple, would + yalın fiildir. Past biçimi burada her zaman geçmişte gerçekleşmiş bir olayı anlatmaz; varsayımsal uzaklığı gösterebilir.Bu rehberde
Koşulu ve sonucu kur
“If I had more time, I would learn Italian.” cümlesi şu andaki bir varsayımla kurulabilir. Had koşul bölümünde, would learn sonuç bölümündedir. Temel kalıpta if bölümüne would yerleştirilmez: “If I would have” bu örnek için uygun model değildir.
Were kullanımını tanı
“If I were you, I would ask.” yerleşik bir varsayımsal öğüt kalıbıdır. Özellikle resmî veya özenli varsayımsal kullanımda I/he/she/it ile were görülebilir. Gündelik dilde was biçimi de bulunabilir; bu rehber temel örneklerde were biçimini kullanır.
First conditional ile karşılaştır
“If I have time tomorrow, I will call.” daha açık bir gelecek olasılığını sunar. “If I had more time, I would call more often.” ise farklı bir varsayımsal çerçeve kurar. İkinci cümlede had görülmesi, aramaların mutlaka geçmişte gerçekleştiğini göstermez.
“If she knew the answer, she would tells us.” cümlesini düzelt.
Çözüm yolunu göster
“If she knew the answer, she would tell us.” olmalıdır. Would’dan sonra tell yalın kalır. Knew bu bağlamda varsayımsal koşul kurabilir; cümle tek başına geçmiş bir olayın anlatımı sayılmaz.
“If I had a bicycle, I ___ ride to school.” için hangisi uygundur?
“If I were you, I would ___.” için hangisi doğrudur?
Bu konudan ne öğrendin?
Tüm notlarım ↗Sıradaki keşfin
Bu dersteki tüm rehberler →Bu rehber temel kavramları açıklar; belirli bir sınıfın güncel müfredatını eksiksiz karşıladığı iddiasını taşımaz.
Bu rehber yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Yayın yaklaşımını oku.